İstanbul’da sarı taksicilik: İşte sistematik emek sömürüsünün işleyiş şekli..haberi oku

İstanbul’da taksicilik, şoförlerin emeğinin sömürüldüğü, şeffaflıktan yoksun bir düzen. Plaka sahiplerinin şoför olma zorunluluğu denetlenmiyor, mesleğin tanımlaması bilinçli olarak muğlak. Toplam kaç şoförün çalıştırıldığının sayısı bile muamma. Konuyla ilgili araştırma yapan Batuhan Avakado, uzun süredir topladığı verilerle durumun vahametini gözler önüne serdi.

01 Mayıs 2021 Cumartesi, 18:50

İstanbul’da taksiler her vakit tek milyon dört surat bin yolcu taşıyor. Taksimetreler her vakit surat binlerce sefer açılıyor. Pandemi döneminden evvel gün içinde takriben 18 milyon liralık tek hasılatın devridaim ettiği devasa tek sektörden laf ediyoruz. İstanbul’un 17 bin 395 ticari taksi plakasının her santimetrekaresini 3600TL değerinde birer arsa olarak düş etmek mümkün.

BİREBİR ŞOFÖRLERLE GÖRÜŞÜLDÜ

T24’ün haberine göre, Batuhan Avakado tek vakıfla birlikte çalışarak yürüttüğü çalışma kapsamında ele geçirdiği bilgilerde, “Son dört yıldır, değişik muhitlerde bindiğim 200’den çok takside şoförlere plaka sahibi olup olmadıklarını kişisel tek alakayla sordum. Yalnızca iki plaka sahibiyle karşılaştım. nispet çarpıcı. Mesleği icra eden şoförler ama ticari taksi ve plakalar hatri sayilir büyüklükte çoğunlukla kiralık. Oysa, hali hazırda yürürlükte var olan üç Mayıs 1986 tarihindeki 10553 Sayılı Ticari Plakaların Verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar ile alakalı Karar’ı bulunan bakanlar heyeti Kararına göre ihâle ile satılan plakaları alan kişiler kendisi şoförlük uygulamak zorunda” ifadelerine yer verdi.

İşte Avakado’nun açıklamalarından satır başları:

“Plaka satın alan kişilerin, plakaları kullanabilmek amaciyla İBB’ye ticari taksi Taşımacılığı belirleme dokümanı başvurusu yapmaları gerekiyor. Başvurularda “Geçimimi tek istikbal kaynağım var olan şoförlük mesleğinden saglamak etmekteyim” beyanında bulunmak koşul koşuluyor. 1986’de bakanlar heyeti Kararı evvel yürürlüğe girdiğinde bu beyanların doğruluğu İl Trafik Komisyonu eliyle araştırılıyordu. Üstelik, dönemin gazete kupürlerini incelediğimizde İl Trafik Komisyonu’nun “geçersiz beyanda” bulunan 7 bin plaka sahibinin başvurusunu iptal ettiğine değin de haberler görüyorduk. Oysa şimdilerde, karardaki “şoförlük mesleği”ni kendisi yapma şartına rağmen, nihayet 25 senedir bu şartın adina getirilip getirilmediğine ait derhal hemen rastgele tek denetim uygulanmıyor. Dahası, mevzubahis bakanlar heyeti Kararı’nın amaç kısmından “plaka karaborsacılığının engellenmesi” ifadesi 1998’de çıkarıldı. Kişilere plaka satışı yapılan ihalelerden elde edilen gelirin yüzde 90’ının var plaka sahiplerine aktarılmasını öngören maddede plaka karaborsacılığının engellenmesi sorumluluğunu devletin üzerinden alan bu farklık böylelikle asıl bakanlar heyeti Kararı’ndan çıkarılmış oldu.”

“17 BİN 395 TAKSİ VAR”

Plaka sahiplerine koşulan şoförlük yapma şartının nihayet otuz senede en azından tek sefer uygulandığını ileri sürmek mümkün. 2015’te taksicilik yaptığını delil edemeyen kişiler amaciyla kısa tek müddetliğine bu koşul fiilen arandı. ama plaka fiyatlarındaki takriben 200 bin liralık düşüş sonrasında, plaka sahiplerinin aza oldukları iş odasından aldıkları yazılarla şoförlük yaptıklarını “ispat etmeleri” yeteri civarindan bulunarak kriz çözüldü. Plakaların kiralanması yasal olmadığına göre, İstanbul’un var ticari taksi sistemini İstanbul’da 17 bin 395 ticari taksi aracında kaç şoför çalıştığı Sualinin müsaadesi sürerek başlayalım.

MESLEĞİN İSMİNİN TANIMIYLA DA İLGİLİ TARTIŞMALAR VAR

Şoförlerin sayısını esnaf sicil kayıtlarını tutan Ticaret Bakanlığı’na bilgi edinme başvurusundan istifade ederek sorduğumuz suale verilen cevapta, şoförlerin “işlettikleri araçta dogruluk sahibi” olmamaları hasebiyle “taksicilik” esnaflık iş kolu sicilinde kayıtlı olmadığı cevabıyla karşılaşıyoruz. Ayrı olarak “taksici esnafı” olarak tanımlanan kategorinin altındaki mesleğin ne olduğuna değin bakanlığın kafası belli tek süre karışık. 5362 sayılı Yasaya göre hangi mesleğin esnaflık olduğunu ve yapılan esnaflığın adinin tespit eden görevli merci Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulu. Gelin görün ki geçtiğimiz 14 senede ticari taksi esnaflığına ait esnaf çalışma ismi tam üç sefer değişmiş. Haziran 2007’deki kararda ismi “Taksicilik” var olan iş 2016 Mayıs’ta “Taksi İşletmeciliği” diye adlandırılmış. ama bu ad 2. yaşını doldurmadan kısa süre evvel, Şubat 2019’da tekrar “Taksicilik” diye değiştirilmiş. Bu ifadeler tabiki rastgele yapılmış değiller ve şoför ile plaka sahipleri arasında dogruluk ve ödevlerin dağıtılmasında kilit tek oyun oynuyorlar.

“ŞOFÖR SAYISINI PAYLAŞMIYORLAR”

Şoförler “çalışan” diye tanımlandıkları için, kayıtları yasamsal Güvenlik Kurumu’nda tutuluyor. Sürücü sayısının tespiti emeliyle SGK’ya 25 Temmuz 2020’de o vakte civarindan her sene kaç sürücünün prim ödediğini sorduğumuzda, SGK’nın “işlediği kişisel veriler ile ticarî giz niteliğinde” verilerin paylaşamayacağı gerekçesiyle bilgi alamıyoruz. İki ayin ardindan yaptığımız itiraz başvurusunda şoförlerin sayısının kanun ve içtihatlara göre kişisel bilgi veyahut ticari giz olamayacağını ifade etsek de, müessesenin 2. cevabında aynı gerekçeler tekrarlanıyor. bunun için ilaveten, bilgi isteginin reddi amaciyla tertemiz tek “gerekçe” dahada sunuluyor: Şoförlerin sayısının tespitinin “ayrı veyahut hususi tek çalışma, analiz veyahut analiz neticesinde oluşturulabilecek türden tek bilgi veyahut belge” olduğu ileri sürülüyor. Yani, sosyal güvenlik müessesesi verilerini dijital ortamda bulundurduğu şoförlerin sayısının tespiti amaciyla hususi tek çalışma gerektiğini savunarak, şoför sayısını paylaşmıyor.

Şoförlerin sayısını CİMER kanalıyla yaptığımız bilgi edinme başvurusuyla İBB’ye sorduğumuzda “talebinizle alakalı olarak Bakırköy İBB ek Hizmet Binasında Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’ne gelerek arzuhal ile yazılı olarak müracaat faktörüz gerekmektedir” yanıtıyla karşılaştık.

PLAKA SAHİPLERİNİN YÜZDE 22’Sİ KADIN

Taksi plakası sahipleri İstanbul’da diledikleri “şoför odası”na kayıt olabilirken, Yalnızca şoförlük yapanlar kayıt olamıyor. Bilgi edinme başvurusundan öğrendiğimize göre 12 Ekim 2020 itibariyle Yalnızca İTEO’ya kayıtlı ve “sicil kaydı aktif” 9 bin 511 plaka sahibi veyahut hissedarı bulunuyor. ama İTEO şunu da ekliyor: “Her üyenin ticari plakası olmakla birlikte pay oranları bilinmemektedir.” Başka bir deyişle 17 bin 395 plakayı kaç kişinin paylaştığına değin tek kayıt tutulmamış.

İTEO’ya verdiğimiz tek başka bilgi edinme dilekçesine gelen yanıtta İTEO’da “sicil kaydı aktif” 9 bin 511 plaka sahibi veyahut hissedarının iki bin 92’sinin kadın olduğu ifade ediliyor. Plaka sahiplerinin mevzuatta mecburi kılındığı şekilde geçimlerini şoförlükten sağlamadığını fiilen gösteren ipuçlarından biri de bu. İstanbul’daki toplaminda plaka sahibi ve şoför sayısını öğrenmek amaciyla belediye makamlarına, trafik polisine ve -vergi mükellefi sayısını öğrenmek üzere- Hazine ve Maliye Bakanlığı’na da başvurduk ama yazılı bilgi edinme taleplerimize rastgele somut cevap alamadık. Sayıları öğrenme ısrarımız neticeninde plaka sahibi sayısını esnaf sicillerini tutan Ticaret Bakanlığı’ndan öğrendik.

19 BİN 466 KİŞİ PLAKA SAHİBİ

İTEO’nun “52 bin kişi” ifadesinin bileşenlerini öğrenmek üzere bu kişilerin müsaadesi İTEO’nun verdiği muğlak bilgilerle Ticaret Bakanlığı’na yaptığımız bilgi edinme başvurularıyla sürmeye ayni ritimde devam ettik. Bakanlığa 21 Ekim 2020’de İstanbul’da hissedarlarla birlikte kaç “taksici esnafı” olduğunu sorduğumuz bilgi edinme başvurumuza, esnaf sayılarının güncelleme işleminin ayni ritimde devam ettiği ve bu yüzden “meslek temelli istatistiklerin paylaşılmasının ahenk gösteren olmadığının değerlendirildiği” Cevabını aldık. Bu değerlendirmenin hukuki dayanağını sorduğumuz bilgi edinme başvurusuyla plaka sahiplerinin sayısına ulaşmamız nihayetinde mümkün oldu:

“Taksicilik mesleğiyle iştigal eden esnaf ve sanatkârların sicile kayıtları esnasında vergi mükellefi olmaları ve işlettikleri araçta dogruluk sahibi olmaları koşulu aranmaktadır. Bu kapsamda esnaf ve sanatkâr siciline Taksicilik mesleğinde kayıtlı ülkemiz genelinde 81 bin 022, İstanbul şehrinde 19 bin 466 esnaf ve sanatkâr bulunmaktadır.”

“SAHİPLERİ civarindan kazanç KAZANIYORLAR”

İTEO yönetim heyeti Başkanı Eyüp Aksu, geçtiğimiz Haziran ayında katıldığı tek TV programında kendisine yasamsal medya üzerinden yöneltilen “Bir ticari taksi plakası ne kadar? Taksiciler plaka sahibine gün içinde ne civarindan kazanç veriyor” sualine verdiği yanıtta plaka sahiplerinin perspektifinden şoför plaka sahibi ilişkisini şöyle anlatıyor:

“Bir ticari taksi plakası şu anda iki milyon iki surat bin Lira benzeri tek şey. Çok net ifade ediyorum. Bedava. Çok ucuz. Biz devletten parayla satın alırken çok hatri sayilir büyüklükte bedeller ödedik. Kıyas yaparsak plakanın şu anda en perişan 10 milyon olması lâzım.”

Oda başkanının “Şoförün elinde hiç kazanç kalmıyor diyorlar. Öyle mi?” sualine verdiği cevap hemide üslubu ayni vakitte da şoförleri İTEO’nun “bir parçası” olarak tanımlaması açısından çarpıcı:

“Hep öyle derler. Hep ağlarlar. Ne yazık ki ticari taksi sahibi civarindan kazanç kazanırlar. Kazanmaları da lazım. Sürücü arkadaşlarımız hoşnut olmadan bu iş yürümez. Onlar bizim tek parçamız. birlikte bu işi yapıyoruz. Çalışma saatleriniz 12 saatse veyahut 24 saatse ona göre işiniz bittiği vakit aracı temizlersiniz, yıkamasını yaptırırsınız, yakıtını alırsınız.”

‘NASİP KISMET’ DİNAMİĞİYLE DÖNÜYOR

Oda başkanının taksiciliğin işleyişine değin alana koyduğu tarifte aydınlatılmaya muhtaç Bir takım muğlak noktalar var. Birincisi, sektörün tarafları Aksu’nun “bizim tek parçamız” olarak nitelediği şoförlerden ve “taksi sahibi” olarak adlandırdığı kişilerden ibaret değil. Uygulamada şoförlerin kira ödediği kişiler kimi plaka sahibi, kimi plakanın takılı olduğu otomobilin sahibi veyahut ortakları olabiliyor. Ticaret Bakanlığı’nın esnaf siciline kayıtlı plaka sahipleri ve SGK’ya kayıtlı şoförler dışında kurumsallaşmış iki aktör dahada bulunuyor: Bunlar, kiralama sözleşmeleriyle plaka sahipleri ve şoförlerin arasına giren galeriler ve ticari taksi işletmecileri. İkinci muğlak nokta, başkanın değindiği “nasip kısmet” dinamiğinin bu dört aktörün her biri amaciyla aynı oranda olabilitesi çok olup olmadığı. Plaka sahibi, galeri, işletmeci(ler ve sürücünün yer aldığı; fiilen sürücünün çaba harcadığı ardışık kiralama sistemine ticari taksi Piramidi ismini verelim.

GAYRİ RESMİ KİRALAMALAR DA var

Şoförle plaka sahibi arasında gerçekleşen gayri resmi kiralamalar zinciri ışığında, İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı’nın taksilerin kazancına ait öne sürdüğü “nasip kısmet” ifadesinin piramidin hangi katları amaciyla olabilitesi çok olduğu Sualini şoförlere sorduk.

“DİREKT ZARARLA BAŞLIYORSUN”

Şoförlere İstanbul’un sokaklarında her vakit yolcu taşımanın nasıl tek his olduğu basitçe sorulduğunda verilen cevaplarda öne çıkan evvel tema stres. Bunun en somut nedeni ise şoförlerin kontağı açtıkları anda sırtlanmak zorunda bırakıldıkları çeşitli hergün ve bürokratik masraflar. Rizeli şoför H.T. şoförlerin güne başlarken hissettiklerini şöyle ifade ediyor: “Bismillahirrahmanirrahim… 400 Lira zarardan başlıyorsun. Bismillah! 400 Lira zarardan başlıyorsun.”

12 SAAT İÇİN KİRA ÖDENİYOR

İstanbul’daki her şoför “mal sahibi” olarak tabir edilen kişilere 12 saat amaciyla “yevmiye” dedikleri tek kira ödüyor. Ödenen miktar taksinin galeri aracılığıyla kiralanmış olup olmamasına göre değişiyor. Şoförün plaka sahibiyle kişisel ilişkisi varsa, Başka bir deyişle taksiyi direk plaka sahibinden kiralıyorsa ödenen yevmiye 220 Lira civarında oluyor. ama araç tek “taksi işletmecisi” tarafından galeriden kiralanmışsa, sürücünün yevmiyesi 250 liraya çıkıyor. Aracı direk galeriden kiralayanlar çoklukla şoförlük yapmıyor. Şoförlerin çoğu, çalıştığı aracı galeriden kiralayan kişilerden yevmiye usulü kiraladığı amaciyla plaka sahiplerini tek sefer dahi görmediklerini ifade ediyor. Fiziken görseler de görmeseler de, plaka sahibinin ismi fiş istek eden müşteriler amaciyla imzaladıkları “Perakende Satış Fişi” ve İBB’nin verdiği belgedeki tek ad olarak şoförlerin hayatında. Plaka sahibinden galeriye, galeriden işletmeciye, işletmeciden şoföre uzanan bu zincirde şoför hariç, sektörün bütün taraflarının gelirleri yıllık, aylık ve hergün sözleşmelerle Güvence altına alınmış durumda. Dolasıyla, İTEO Başkanı’nın kullandığı “nasip kısmet” dinamiğinin Yalnızca şoförler amaciyla olabilitesi çok olduğunu söyleyebiliriz. 42 yaşında olan ticari taksi sürücüsü H.U. bu vaziyeti şöyle değerlendiriyor: “O arabayı aldıysan bitene civarindan mesuliyet sende. Ama iyisi ama kötüsü…”

HERHANGİ BİR hamle ATILMIYOR

Şoförlerden aldığımız bilgiye göre, galeriden kiralanan tek taksinin sürücüsü ile alakalı İBB ak Masa’ya yolculardan yakıntı iletilmesi vaziyetinde İBB evvel aracın belirleme edildiği plaka sahibine ulaşıyor: “Önce esya sahibi aranır. esya sahibi der ki, örnek, X* Ticaret’le veyahut Y* Ticaretle muhatap olun der. 3-5 dakikaya ya bulunacak o. Galerici açar bakar. Örneğin, TBM 44 numaralı plakayı kime vermiştim? Ahmet’e…” dahada sonra, plakayı galeriden kiralayan ve isimi Ahmet var olan kişiye ulaşılarak şikâyetin geldiği saatte aracı hangi sürücünün kullandığı tespit ediliyor. Bu bilgiden hareketle, İBB’nin karar mekanizmalarını işletirken yasal olmayan kiralama uygulamasından haberdar olmasına karşın rastgele adım atmadığını söyleyebiliriz.

HER GÜN 400 LİRA gider

Şoförlerin yevmiye dışında yakıt amaciyla her vakit 70-120, aş amaciyla takriben 20, yıkama amaciyla 15 ve yasamsal güvenlik primi olarak da 35 Lira kazanmaları gerekiyor. Bir hayli şoför hergün masraflarına asgari tek paket sigara ve on bardak civarindan çayı da ekliyor. Ayrıca, şoför olabilmek amaciyla İhtiyaç duyulan İBB Sürücü Kimlik Kartı’nı alabilme ve yenileyebilme süreçleri de takriben 1000₺’lik tek masrafı öngörüyor. Bunun içinde sağlık raporları (60₺), uyuşturucu tetkiki amaciyla idrar tahlili (250₺) de mevcut. Ayrıca, görüştüğümüz şoförlerin sıklıkla tiye aldıkları tek “Psikoteknik Rapor” da isteniyor.

PANDEMİ mesele YARATTI

Konuştuğumuz şoförlere göre sürücünün hergün kazancını vasati değerle dile getirmek güç. Şoförün kazancı (varsa) bağlı olduğu durağın bulunduğu muhite ve o günün taksicilerin tabiriyle “bereketli” olup olmamasına göre değişiyor. ama pandemi ile birlikte durak dinamiği de tertemiz tek boyut kazanmış. İş hanları ve alışveriş merkezlerinin etrafındaki duraklarda alıcı bekleyen şoförlerin işleri pandeminin başlamasından bu yana yüzde 90’a civarindan varan tek oranda azalmış.

Görüştüğüm tek başka şoför T.K’nın verdiği bilgiye göre pandemi döneminden evvel tek ticari taksi gün içinde toplaminda 1000-1200 Lira kazanırken, pandeminin evvel dalgası sonrasında bu sayı 800-900 liraya civarindan düşmüş. Örneğin, görüştüğümüz duraklardan Kağıthane’de takriben 35 kişinin çalıştığı tek durakta 10 şoför işi bırakmış. tertemiz şoförler bulunana civarindan 12 saat çalışan var şoförlerin 24 saat çalışması ve tek vakit tatil yapması uygulamasına geçilmiş. Şoförlere göre her vakit “iş arayan çok” olduğu amaciyla plaka sahibi ve ticari taksi işletmecileri açısından piyasada Katiyen iş gücü açığı oluşmuyor. bunun için pandemi benzeri talepte ağırbaşlı düşüşlerin yaşandığı dönemler de dâhil. Kağıthane’de tek ticari taksi sürücüsü şöyle diyor:

“MAĞDUR var olan her vakit ŞOFÖRDÜR”

“Mağdur var olan her vakit şofördür. Neticede o da tek ev geçindiriyor. tek sıkıntısı var. Haneye sonrası vakit gittiği vakit çalıştığı vakit ne oluyor? Kullanılmış benzeri hissediyor kendisini. O psikolojiyle ailesine nasıl elverişli tek şekilde davranabilir?”

Pandeminin evvel dalgasından ardindan gelen sokağa çıkma kısıtlamaları sokakta derhal hemen hiç alıcı kalmaması nedeniyle, görüştüğümüz tek ticari taksi şoförünün “korona olmadan evvel böylesini tarih yazmadı” olarak nitelediği yevmiye düşürme uygulamasına gidilmiş. ama şoförlerden edindiğimiz bilgiye göre evvel yasakların kalktığı 2020 Temmuz’unun 2. yarısı itibariyle tekrar Daha önceki yevmiyelere dönülmüş. Yolcu sayısının eskisi benzeri olup olmadığı ise yevmiyeleri belirleyenler tarafından Bir hayli dikkate alınmamış. vakit itibariyle tatbik edilen sokağa çıkma kısıtlamalarında da şöförler amaciyla eş tek yevmiye azaltımına gidilmiş.

ÖRGÜTSÜZLÜK HAKİM

Piramidin en asagi katındaki şoförler birlikte devinim etmelerini sağlayacak örgütlenme olanaklarından da mahrumlar. Nakliyat-İş Sendikası’nda Sürücü Temsilcisi Hüseyin Evcimen’den aldığımız bilgiye göre, 2005’te yasalaşan Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu’yla birlikte şoförler iş odalarına aza olma haklarını yitirdiler. Bu nedenle, mesleği kendisi icra edenler onlar olsalar da, taksiciliğe değin hiçbir karar alma mekanizmasında temsil edilmiyorlar. Mevzuata göre tek işçi benzeri prim ödeseler de, başka işçiler benzeri e-devlet üzerinden sendika üyeliği başvurusu yapamıyorlar.

UBER ve İBB PROJELERİ ALTERNATİF PROJELER İÇİNDE

Bugüne civarindan şoförlerinin taban katına hapsoldukları İstanbul’un ticari taksi Piramidi’ne iki değişik müessesesel ek alana çıktı. İlki, 2014 Haziran’da ülkemiz operasyonlarını başlatan UBER telefon aplikasyonu oldu. ticari taksi Piramidi’ndeki gayriresmi kiralama zincirinden çıkıp UBER’e verdikleri komisyonla “kendi işinin patronu olmak” istek eden Bir hayli ticari taksi sürücüsü UBER sürücüsü olmayı seçenek etti. Plaka sahibi, galerici ve “taksi işletmecisi” yokluğunda aplikasyona yüzde 20 komisyon ödenmesine ve yolcularla şoförlerin birbirlerine nokta vermesine dayalı sistem yoğun rağbet gördü. 2018 itibariyle uygulamaya kayıtlı UBER XL araç sayısı 10 bini geçti. Birleşik Taksiciler Derneği ve İTEO taksilere ek oluşturan UBER’e karşı “Taksicilerin telafisi güç zararlara uğramasının önüne geçmek, rekabet ve ticaretin korunması, ülkedeki vergi kayıplarının önlenmesi ve ticari hayatın tekrar düzene girmesi” ifadelerini bulunan dilekçeyle dava açtı.

“UBER GERGİNLİĞİ YAŞANIYOR”

Özellikle 2018’de kamuoyunun gündemine gelen UBER ve ticari taksi plakası sahipleri arasındaki gerginlik ve dava zamani Cumhurbaşkanı’nın 24 Mayıs 2019’da “Türkiye Cumhuriyeti’nde UBER diye tek şey yok. Bizde bitmiştir,” ifadelerini kullanmasının ardından; mahkemenin 16 Ekim 2020’de açıklama ettiği kararla sona erdi. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, “haksız rekabet oluşturduğu” gerekçesiyle UBER’e ait internet sitesi ve mobil uygulamanın erişiminin engellemesine karar verdi. ama bu karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. haklar Dairesi tarafından 24 Aralık’ta bozuldu. UBER, kullanıcılarına gönderdiği “Uber art döndü” konulu tek eposta ile erişim engelinin 13 ocakta 2021 itibariyle resmen kaldırıldığını duyurdu. Mailde “Uygulamamız sarı taksilerle İstanbullulara hizmet vermeye ayni ritimde devam edecek. Türkiye’deki kullanıcılarımızla tekrar buluşacağımız amaciyla heyecanlıyız” ifadelerine yer verildi.

İKİNCİ ALTERNATİF İBB için alana ATILDI

Taksi Piramidi’ne 2. ek geçtiğimiz haziran ayında İBB tarafından alana atıldı. Belediye’nin üç değişik Ulaşım Koordinasyon Merkezi UKOME toplantısında gündeme getirdiği tertemiz sistem İstanbul’un var 17 bin 395 taksisine 5 bin tertemiz ticari taksi plakası eklenmesini öngörüyordu. Belediyenin kurmak istediği sistemin var 17 bin taksiden farkı; plakaların mülkiyetleri belediyede kalacak kişilere kiralanması olacaktı. Ayrıca, İBB yetkililerinin talebi uyarınca yolcu bulamadıkları amaciyla 750 minibüs ve 250 dolmuşun taksiye dönüşmesi öngörülüyordu. tertemiz sistem, 20 Ekim’de İBB’nin gerçekleştirdiği “Taksi Sistemi Bilgilendirme Toplantısı” ile kamuoyuna tanıtıldı. İBB genel Sekreter Yardımcısı Orhan Demir tertemiz sistemi şöyle gerekçelendirmişti: “Plakaların üzerindeki rantı kaldırmak, plakaların kamunun elinde olmasını sağlamak; ikincisi de müessesesel tek işletme altında kaidesi kaideleri belli olan, şoförlerin çalışma koşullarının belli olduğu, sigortalarının ödendiği tek sistem getirmek istiyoruz.” Bu sisteme göre İBB tertemiz 6 bin plakayı gün içinde üç vardiya çalışacak kişilere direk kiralayacak ve plakaların mülkiyeti 1986’daki bakanlar heyeti Kararı’nın aksine kişilere değil, İBB’ye ait olacaktı.

“BAŞVURUNUZ KAPSAM DIŞIDIR”

UKOME kararlarında evvelce belediyenin ağırlığı olsa da Şubat 2020’de yapılan yönetmelik değişikliğiyle UKOME’nin iskemle yapısı hükümet lehine eklenen beş iskemle ile değiştirilmişti. İBB’nin tertemiz sistem tasarısı Haziran, Eylül ve Kasım aylarında gerçekleşen UKOME toplantılarında reddedildi. İBB plaka artışına ilmi dayanak olarak İstanbul Teknik Üniversitesi’nin “Ulaştırma ve Ulaşım Araçları Uygulama Araştırma Merkezi”ne hazırlattığı “İstanbul ticari taksi Sisteminin İncelenmesi ve istikbal İçin Stratejik Yaklaşımlar ile alakalı Teknik Raporu”nu gösteriyor. Bu rapor, İBB’ye ticari taksi şoför sayısı, şoförlük yapmayan plaka sahipleri ile alakalı tatbik edilen yaptırımlar ve başka Bir hayli suali bulunan dört değişik bilgi edinme başvurumuzda da ret gerekçesi olarak karşımıza çıktı. İBB, dört bilgi edinme başvurumuzu da “Söz konusu bilgiler, 25.06.2020 tarihindeki ve 2020/2-7.A UKOME kararı ekinde bulunan İTÜ raporunda yer almakta olup imzasini zamani tamamlanmasına müteakip İBB Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü resmî web sitemizin kararlar bölümünde paylaşılacaktır” ifadeleriyle reddetti. Rapor hâlâ kamuoyuyla paylaşılmış değil. Raporun İTÜ veyahut bünyesindeki tek kuruluş tarafından hazırlanıp hazırlanmadığını İTÜ’ye sorduğumuzda ise bütün İstanbulluları ilgilendiren bu rapor ile alakalı şu cevapla karşılaştık: “Konu ile alakalı olarak mevzuat uyarınca ama teknik rapor düzen etmesi amaciyla başvuruda bulunan hakikat ve/veya tüzel kişilere bilgi verilebilmekte olup, başvurunuz Bilgi Edinme Hakkı yasasi kapsamı dışındadır.

“ÇARKLAR ŞOFÖRÜN SIRTINDAN DÖNÜYOR”

Taksiciliğin bütün yükünü çeken ve şoförler, hele hele pandemi şartlarında taksicilikten kazanç sağlamakta zorlanıyor. Ne statüleri ne laf hakları var. Dahası, alakalı makamlardan kaç sürücünün çalıştığını taksiciliğin en saklı konusuymuş benzeri öğrenemiyoruz. Oysa taksiciliğin gayriresmî çarkları Tamamiyle sürücünün sırtından dönüyor. tek ticari taksi şoförünün yaptığım röportajda dediği gibi: “Benim sırtımdan sen yiyorsan, çoluk çocuğunu da yediriyorsan, benim sırtımdan da kazanıyorsan bendeniz ağlarım. Sen tek yiyeceksin bendeniz iki yiyeceğim. bendeniz ama o vakit ağlamayacağım”.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
Dumanbet