Semra Özal, eşi Turgut Özal’ın son anlarını ilk kez anlattı: Apar topar araca aldılar, gerekli müdahale yapılmadı..haberi oku

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın son anlarını anlatan eşi Semra Özal, “Spor yaparken birden düştü, geldiler apar topar araca aldılar, gerekli müdahale yapılamadı. Ambulans beklenmedi, arabaya kondu. Bahçede bir ambulans vardı ama mostralık duruyordu. Ne şoförü vardı ne de çalışıyordu. Hastanede gerekli müdahalenin yapıldığını da sanmıyorum” dedi.

18 Nisan 2021 Pazar, 13:17

Semra Özal da Türk siyasi hayatının en rengarenk isimlerinden biri var olan eşi 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal civarindan rengarenk tek kişiliğe sahipti. ülkemiz evvel kez “First Lady” tanımını onla birlikte öğrendi. Turgut Özal’ı Katiyen yalnız bırakmayan Semra Özal, eşini, nihayet anlarını, ölümünün 28. seneninde Anadolu ajansı muhabirine anlattı.

“ÇOCUKLAR ONDAN ÇOK BENDEN ÇEKİNİRDİ”

Semra Özal, 39 sene aynı yastığa baş koyduğu Turgut Özal’ın, Türkiye’nin tek dönemine damgasını vurduğunu söyledi. Turgut Özal ile aynı yerde çalıştıklarını, bu şekilde tanışıp izdivaç ettiklerini aktaran Özal, “Turgut Özal, çok iyi tek insan, çok iyi tek eş ve de çok iyi tek babaydı. Hiç kimseyi kırmazdı, çok yumuşak huylu, anlayışlı tek insandı. Çok sevecendi, çocuklar ondan çok benden çekinirdi.” diye konuştu.

“KENDİSİYLE İLGİLİ KARİKATÜRLERİ DUVARINA ASARDI”

Turgut Özal’ın yoğun çalışmasına karşın Haneye Bir hayli iş getirmediğini laf eden Semra Özal, kimi yurttaş olarak kendisinin de fikirlerini sorduğunu kaydetti. Eşinin nihayet derece toleranslı olduğunu ifade eden Özal, “Medyada kendisine baz alinarak eleştirilere hiç aldırmıyordu. Hem de eleştirilere öylesine açıktı ki kendisi ile alakalı karikatürlerin orijinallerini isteyip, duvarına asardı.” dedi.

“HEP BENİ DESTEKLERDİ”

Kendisinin ön planda olmasının eşini hiç rahatsız etmediğini belirten Özal, “Hatta beni hep desteklerdi. ‘Eleştirilere aldırma, bildiğin yolda ilerle’ derdi.” şeklinde konuştu.

“SİYASETE GİRMESİNİ İSTEMEZDİM”

Geriye dönme fırsatı olsa eşi Turgut Özal’a siyasete girmemesi istikametinde telkinde bulunmak isteyeceğini belirten Özal, “Siyaset çok güç ve nankör. Yaptığınız iyi şeyler de vakit geliyor inkar ediliyor. Çocuklarım veyahut torunlarımın da siyasete girmesini istemem, eğer bana sorarlarsa.” değerlendirmesinde bulundu.

“EĞER BİRAZ dahada YAŞASAYDI PLANLARINI yasama GEÇİRİRDİ”

Yıllar geçtikçe eşine var olan özleminin arttığını belirten Özal, şunları ifade etti: “Yokluğunda kendimi boşlukta hissediyorum. Ona var olan özlemi anlatmak çok zor. Çok hatri sayilir büyüklükte tek boşluk. Türk halkının hatri sayilir büyüklükte tek bölümü yaşarken de onun değerini bildi, koşul olan değeri verdi. ama tek bölümü can verdikten ardindan onu anladı ve onay etti. Şimdi dahada iyi analiz ediyorlar değerini. eğer belli tek süre dahada yaşasaydı kafasındaki Türkiye’ye baz alinarak tasarılarını yasama geçirirdi. Çok çalışkandı. Geç saatlere civarindan uyumaz çalışırdı. Belki tek nebze de bu sebeple sağlığını ihmal etti. aş yemeyi çok severdi, ona zararli olacak ağır yiyecekleri kimi saklardım ama ne yapar eder onu bulur tekrar de yerdi.”

KOCASININ nihayet ANLARINI açikladi

Eşinin nihayet gününde yaşananları laf eden Özal, “O nihayet vakit bendeniz kahvaltı hazırlıyordum, o da spor yaparken ani düştü, geldiler apar topar araca aldılar, İhtiyaç duyulan müdahale yapılamadı. Ambulans beklenmedi, arabaya kondu. Bahçede tek ambulans vardı ama mostralık duruyordu. Ne sürücüsü vardı ne de çalışıyordu. Hastanede İhtiyaç duyulan müdahalenin yapıldığını da sanmıyorum. Hem de ‘Özal geliyor’ denince ziyarete geldiğini sanmışlar. bendeniz de arkadan oto ile takip ettim. hanede tek doktor olsaydı, düştüğü anda müdahale edebilseydi belki kurtarılabilirdi. tek hükümet liderinin sağlının nasıl korunacağına değin tek mantalite Daha oluşmamıştı.” değerlendirmesinde bulundu.

“ZEHİR BULUNDU AMA KİMİN VERDİĞİ BİLİNEMEDİ”

Ölümünden 19 sene ardindan 2012’de “cinayet neticesi öldüğü” istikametindeki söylemler hasebiyle otopsi yapılması amaciyla eşinin mezarının açıldığını anımsadan Özal, “Ölüm hasebiyle alakalı iddialardan ardindan tekrar kabiri açıldı ve analiz yapıldı. Ne yazık ki agu bulundu ama nasıl verildi, kim verdi bilenemediği amaciyla o mevzu öylece kaldı.” dedi.

“SUİKAST GİRİŞİMİNİ O GÜNDEN ardindan AİLE İÇİNDE KONUŞMADI”

Eşinin Anavatan Partisi’nin 18 Haziran 1988’de Ankara Atatürk Spor Salonu’nda düzen eden 2. alışılmış olan Kongresi’nde uğradığı silahlı saldırıya değinen Semra Özal, “Suikast girişiminde de tek netice alınamadı, tek kişi yakalandı ama arkası gelmedi çünkü o tek kişinin yapacağı iş değildi. O suikast girişimini o günden ardindan tek dahada aile içinde konuşmadı. Görüntüleri tekrar tekrar izledi ama bize yansıtmadı.” diye konuştu.

Semra Özal, tek zamanlar çok alaka gören ve evvel kez eşinin başlattığı “İcraatın İçinden” programının yapılan hizmetlerin anlatılması amaciyla yasama geçirildiğini dile getirerek, “Turgut Özal’ın elinde devamlı kalem bulunması da onun alameti farikasıydı.” ifadesini kullandı.

“VAKFA ALMADIKLARIMIZ ALEYHİMİZDE KONUŞMAYA BAŞLADI”

Özal, ambleminden dolayı “Papatyalar” olarak anılan Türk Kadınını Güçlendirme Vakfı’na da değinerek, vakfın çok mühim hizmetlerde bulunduğunu ama haksız eleştiriler aldığını kaydetti.

Semra Özal, şöyle konuştu: “Vakfa almadıklarımız aleyhimizde konuşmaya başladı. Malta Köşkü’nde yaptığımız gecede çok mühim miktarda yardım toplandı, o geceye katılamayanlar kıskançlıktan tek sürü laf uydurdu ama onlara hiç kulak asmadık. Oysa vakıf Bir hayli başarılı iş yaptı, Parasal vaziyeti iyi olmayan çocukları okuttu, hastaları rehabilitasyon ettirdi, köyleri dolaştı sağlık taramaları yaptı. En ehemmiyetlisi de resmi nikahı olmayan kadınların bu haklarını ele geçirmesini sağladı. Köy köy gezip, toplu nikah törenleri yaptı. Hem de bu çalışmamız hasebiyle Amerika’dan dahi taltif edildik.”

Siyasi hayattan çekildikten ardindan da arkadaşlarının ilgisinin ayni ritimde devam ettiğini laf eden Semra Özal, hepsinin çok vefalı çıktığını, devamlı ziyaret ettiklerini söyledi.

Kaynak: Anadolu ajansı / Cihangir Suiçmez

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
Dumanbet